Beykoz Belediyesi’ne yönelik sürdürülen “İhaleye fesat karıştırma” ve “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım” soruşturmaları kapsamında 3’ü tutuklu 26 sanığın yargılanma süreci devam ediyor. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yapılan duruşma saat 11.30’da başladı. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar’ın da bulunduğu tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıklar ve avukatlar hazır bulundu.
Mahkeme heyeti, duruşmanın ardından ara kararını açıkladı. Alaattin Köseler’in tutukluluğuna devam edilmesine ve duruşmanın 5 Haziran 2026’ya ertelenmesine karar verildi.
Köseler, duruşmada yaptığı savunmada dikkat çekici ifadeler kullandı. “Bu dava tamamen siyasidir” diyen Köseler, “Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan bir karar çıkmasını bekliyorum. 425 gündür delilsiz ve ispatsız bir şekilde tutuklu kalmam kimin işine geliyor? Tutukluluğumun sona ermesini diliyorum” şeklinde konuştu.
Köseler’in savunmasındaki önemli noktalar şöyle oldu: “425 gündür Silivri’de tek kişilik bir hücredeyim. Tahliye kararınızdan sonra, Paşabahçe’de halkımla buluştuğumda siyasi dengeler değişti ve bu yüzden tutukluluk kararım verildi. 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sormak istiyorum; benim aleyhime tek bir delil var mı? İktidarın belediye başkanı olsam, bu tutuklama gerekçelerini yazamazlar. Eğer bu kadar istiyorlarsa, sandığı kursunlar ve yarışalım. Mert olan sahaya çıkar ve mücadelesini eder.”
Köseler, sözlerini şöyle sürdürdü: “250 bin kişilik bir ilçeyi yönetiyorsunuz. Söylediklerinizin değeri yok, bu çok kötü bir durum. Her zaman bütçeyi halk için kullanmaya çalıştım ve halkın aleyhinde bir işin içinde olmadım. Beykoz’da yapılanları her zaman koruyacağım. İçişleri Bakanlığı, serbest kalan başkanları görevlerine iade etmedi. Bu tutukluluk bir tedbirdir. Ben evimde huzur içinde kalmak istiyorum.”
Ayrıca, Beykoz’un imar konusunda sorunlu olduğunu vurgulayan Köseler, savcının baskı altında çalıştığını belirtti. “Erdal Usturbeyli, sizin huzurunuzda bunu ifade etti. Hep aynı firmaların teklif verdiğini söyledi. Benim kinim yok; verdiğim sözleri tutmaya çalışıyordum. İş yapmayanları görevden alıyordum. Seçimler geldiğinde halk benim görevden alınmamı isterse, bunu kabul ederim” diye ekledi.
Köseler, kendisine yöneltilen suçlamalara da yanıt vererek, “Beni evrakta sahtecilikle suçluyorlar ama ortada o evrak yok. Üst yönetici olarak harcama yetkimiz yok, geçmişte vardı ama Cumhurbaşkanımız bizi bu durumdan kurtardı. Ben geçmişte yaşananların hesabını mı vereceğim? Benim özel kalemimle WhatsApp’ım bile yok, telefonla görüşmek zorundayım” diyerek, yargılamanın adil bir şekilde sonuçlanmasını umduğunu ifade etti.