İBB Davası’nda ‘Ferhat Murat’ isimli kişinin varlığı, gün geçtikçe daha da fazla tartışma yaratmaya devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 77 kişinin tutuklu olarak bulunduğu 414 sanıklı davanın 31. duruşmasında yaşanan olaylar, hukuk camiasında yankı buldu. Dünkü duruşmada mahkeme, sanık avukatlarına söz verme konusunda bir engel koymuş ve avukatların mikrofonları kapatılmıştı.
Özellikle iktidara yakınlığıyla tanınan Ferhat Murat’ın sadece hakim ve savcıların kullanabileceği koridorda bulunması da tartışmaları daha da alevlendirdi. Mahkeme başkanının, sanıkların avukatlarının savunmalarını dinlemeden duruşmayı sonlandırması, hukukun gerekliliklerine ne ölçüde uyulduğu konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Bugün görülen davanın 32. celsesinde, İmamoğlu ve tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin, mahkemeye dilekçe sundu. Dilekçede, mahkemenin tutumunun “keyfi uygulama” olduğuna dikkat çekildi. Avukat Pekin, yandaş olarak tanımlanan Ferhat Murat’ın, sadece hakim ve savcıların kullandığı bir koridorda bulunmasını eleştirerek, avukatların bu tür bir alana girmesinin yasak olduğunu vurguladı.
Tora Pekin tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, “Davanın başlangıcından bu yana mahkemenizin yürüttüğü işlemler, yargılama olarak nitelendirilemeyecek kadar usulsüzdür. Yaşanan hak ihlalleri, hukukun ağır bir şekilde ihlal edilmesine yol açmaktadır.” ifadesi yer aldı. Dilekçede, 4 Mayıs 2026 tarihli duruşmada avukatların taleplerinin keyfi bir şekilde engellendiği, duruşma diyalektiğinin ortadan kaldırıldığı belirtilerek, mahkeme heyetinin duruşma salonunu terk etmesi esnasında Ferhat Murat adlı kişinin, sadece yargıçların kullandığı bir kapıda bulunarak sanıkları provoke etmeye çalıştığı kaydedildi.
Sonuç olarak, 4 Mayıs’taki duruşma, yetkisiz kişilere tanınan ayrıcalıklar ve hukuka aykırı uygulamalarla yürütülmeye çalışılmış, sanık ve avukatların itirazları üzerine duruşma sona erdirilmiştir. Dilekçede, davanın devam eden sürecinde yaşanan bu tür olayların, adaletin sağlanması konusundaki endişeleri artırdığı ifade edildi.